CUNDA
Sayın "Ayvalık dostu" emekli kitapçı,yazar Ahmet Yorulmaz'ın Ayvalık'ı Gezerken5
isimli kitabında yazdığına göre: Ayvalık'ın karşısındaki adaya Cunda deniyor.Bu
adın Piri Reis'in Kitab-ı Bahriye'sinde geçen Yunda Adalarından galat olduğu
sanılıyor.Ulusal Kurtuluştan sonra, emperyalist düşmana ilk karşı koyan kahraman
komutanın anısına adaya "Alibey Adası" adı verildi.Her iki isim de kullanılmaktadır
bugün. Bazı gezginlerin, halktan birisinin adaya "Cunda" demesini yadırgamamaları,
isimde Rumluk aramamaları gerekir.Çünkü Ayvalıklı Rumlar buraya "kokulu ada"
anlamına gelen "Moshonis" adını vermişlerdi.Bunun da ünlü bir korsandan geldiği
kayıtlıdır.
...Cunda adını yadırgayanlara, adaya ait bir Osmanlı mührünü yazıp çevirelim:
Mühürde
biri Arapça, diğeri Latin rakamlarıyla kazılmış bir tek tarih vardır: 1862.
Mührün dış kenarında büyük harflerle ve Yunanca "Dimarhia Mashonision",ortasında
Arapça harflerle "Daire-i Belediye, Cezire-i Cunda"(Buradaki Cunda kelimesi
tartışma konusudur.Web Master Notu)yazılıdır: "Cunda Adası,Belediye Dairesi"deniyor.Ama
ne var ki Osmanlı bu adaya Cunda derken,Ortodoks tebası Moshonis diyordu!
Diğer
iddiayı da aynen aktarıyorum"
Alibey Adası ve yöresinin, İ. Önce, Herodot tarafından Ekatonisos olarak anıldığını
görüyoruz. Coğrafyacı Strabon'a göre, Ekatos , Apollon'dan başkası değildir
ve son derece kutsanan bir Tanrıdır diyor. Daha sonra yöreye Moshonisia denmeye
başlanmıştır. Moshos ismi için de iki fikir ileriye sürülmektedir. Biri yöredeki
bitkilerden yayılan güzel kokulardan bu ismin geldiği, diğeri de eski çağlarda
yöre adalarında barınan Moshos adında bir korsandan bu ismin geldiği yönündedir.
Yöreyi incelediğimizde , yalnız üstünde yaşadığımız adanın (Cunda) bitki örtüsünün
zengin olduğunu görürüz. Diğer adaların boş ve çalılarla kaplı olduğunu görüyoruz.
( Moshonisia çoğul bir deyimdir bütün adaları kapsar). Öteki adalarda güzel
koku yayan bitkiler olmadığına göre, bu adaların arasında barınan korsan Moshos'tan
bu ismi almış olması akla daha yakındır. Cunda ismiyle anılan Ada: Yanlış okunan
bir sözcükten kaynaklandığını yıllardan beri söylüyor ve ısrar ediyorum. Cunda
, ne Türkçe ne de Yunanca bir sözcük değildir, İtalyanca bir sözcüktür, ve biz
sözcüğün bir uç anlamında olduğunu çocukluğumuzdan beri biliyoruz. Bazıları
bu sözcüğün İtalyanca'da yatay serenlerin her iki başı anlamına geldiğini söyler.
Adanın gemi sereni ile ne ilgisi var?. Sözcüğün doğru olduğunu ve adaya yakıştırılmış
bir deyim olduğunu kabul etsek bile, bu cunda sözcüğünün , Ayvalık'ın cundası,
yani Ayvalık'ın ucu olarak söylenmiş olması gerekir (İzmir'in Karşıyaka'sı gibi).
Piri Reis 1513 yılında meydana getirdiği "Kitab-ı Bahriye" adlı eserinde , Pirgos
(Maden Adası) Limanı ile diğer adaları inceliyor ve Yunda Adaları olarak kitabında
belirtiyor. Kıyıları en ince ayrıntılarına kadar anlattığı halde Ayvalık'tan
söz etmemektedir. Kanaatimize göre boğaz , çok sığ-bir diz boyu derinliğinde
- olduğu için limana giremediği anlaşılıyor. Tarihi olayları dikkate aldığımızda
, Ayvalık Köyü'nün o tarihte çok küçük te olsa kurulması gerekir. Piri Reis'in
kitabında kullandığı "Yunda" kelimesini Türkler kullanmıştır ve 1862 yılında
Osmanlı yönetimi ile Rum toplumu uyuşarak belediyeyi kurduklarında belediye
için yazdırdıkları ilk mührün dış kenarına Yunanca büyük harflerle "Dimarhia
Moshonisia" (Belediye Moshonison), mührün ortasında da Osmanlıca olarak "Daire-i
Belediye , Cezire-i Yunda yazılmıştır. Mührün fotoğrafı elimizdedir.Mührün ortasındaki
Osmanlıca yazının yanlış okunması sonucu , Cunda sözcüğünün ortaya çıkmış olduğunu
anlıyoruz. Çok az Osmanlıca bilmeme karşın mührün Osmanlıca bölümünü "Cezire-i
Cunda " değil "Cezire-i Yunda" olarak okuyorum. Yıllardan beri mührü doğru okutamadım.
Yaptığım araştırmada aslen ada doğumlu ve değişimle Yunanistan' a göç etmiş
bulunan Prof. Yazar Sitças Karaiskaki'nin "Vatanım Moshonisia" adlı kitabında
, Türkler'in adaya Yunda adası dediklerini yazar . Piri Reis ve Sitças Karaiskaki'nin
yazdıklarına bakılırsa , mührü doğru okuduğum anlaşılır. Adadan ayrılmış olan
Rumlar'ın hiç biri Cunda sözcüğünü bilmemektedir.
20/6/1998 Ali Onay
Osmanlıca'sı tartışmalara sebep olan Mühür
Gecenin gelmesini bekleyen sahildeki yemek evleri...
Keyifli akşam yemeklerinizi yiyebileceginiz sahil şeridinin gece görüntüsü...